res tr

PISA 2025: Türkiye’nin Eğitimde Yönü Değişiyor mu?

Son on yıllık PISA verileri, Türkiye’nin fen, okuma ve matematikte OECD genelindeki eğilimden belirgin biçimde ayrıştığını gösteriyor.

 

2015–2025 verilerinde benim özellikle önemli bulduğum nokta şu: Türkiye’nin yükselişi tek bir PISA döngüsüyle sınırlı değil. OECD’nin uzun dönem eğilim tabloları ve MEB’in bu verilere dayalı değerlendirmesine göre Türkiye, fen, okuma ve matematiğin üçünde birden pozitif uzun dönem eğilimi gösteren tek OECD üyesi ülke. Bu nedenle PISA 2025 sonuçlarını yalnızca son üç yıldaki puan değişimi üzerinden okumak eksik kalıyor.

8 Eylül 2026’da açıklanan sonuçlara göre Türkiye fen bilimlerinde 494, okumada 472, matematikte ise 462 puan aldı. Fen ve okumada OECD ortalamasının üzerine çıktı. Matematikte ise Türkiye ile OECD ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değil (OECD, 2026a, 2026b).

2022 ile karşılaştırma da aynı yönü gösteriyor. OECD ana raporunda Türkiye’nin 2022–2025 dönemindeki değişimi fen bilimlerinde +18, okumada +16, matematikte +8 puan olarak veriliyor (OECD, 2026a).

RJVRCCCGEEPGSNSYlXcCAMM2LJ1HxBKzg08I8jEywZkZv0xZCCCGEEJmITIoQQgghhBAipZBJEUIIIYQQQqQUMilCCCGEEEKIlEImRQghhBBCCJFSyKQIIYQQQgghUgqZFCGEEEIIIURKIZMihBBCCCGESClkUoQQQgghhBApxf8P2YhjcOfYX1wAAAAASUVORK5CYII=

Şekil 1. PISA 2022–2025 arasında Türkiye’nin üç temel alandaki değişimi.

Tek bir PISA döngüsünde puanların yükselmesi elbette önemli. Fakat bir eğitim sistemi açısından daha anlamlı soru şu: Bu değişim geçici mi, yoksa daha uzun bir eğilimin parçası mı?

OECD’nin 2015–2025 dönemini kapsayan analizinde Türkiye’nin on yıllık eğilimi fen bilimlerinde +62, okumada +34, matematikte +35 puan. Aynı dönemde karşılaştırılabilir veriye sahip 35 OECD ülkesinin ortalama eğilimi sırasıyla −7, −27 ve −24 puan (OECD, 2026a).

Benim bu veride önemli bulduğum nokta tek başına Türkiye’nin puanlarının artmış olması değil. Aynı dönemde OECD ortalaması üç alanda da gerilerken Türkiye’nin ters yönde hareket etmesi, uzun dönem eğilimini daha anlamlı hâle getiriyor.

A9q7sqEqKECEPkJjzbXMu7uUTIciSEECHZ68WCEEIIIYQQIjMSC0IIIYQQQoiMSCwIIYQQQgghMiKxIIQQQgghhMiIxIIQQgghhBAiIxILQgghhBBCiIz8P1e3iMYj78EmAAAAAElFTkSuQmCC

Şekil 2. 2015–2025 uzun dönem performans eğilimi.

Sıralama da aynı yönde değişti. MEB’in yayımladığı sonuçlara göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında fen bilimlerinde 29’unculuktan 14’üncülüğe, okumada 30’unculuktan 13’üncülüğe, matematikte ise 32’ncilikten 23’üncülüğe yükseldi (MEB, 2026a).

AUDkbezMnQezAAAAAElFTkSuQmCC

Şekil 3. Türkiye’nin OECD ülkeleri arasındaki sıralama değişimi.

MEB’in yayımladığı video mesajda OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher de Türkiye’deki değişime dikkat çekerek PISA 2025 performansını “tüm dünyanın dikkatle incelemesi gereken bir başarı hikâyesi” olarak nitelendirdi (MEB, 2026b).

PISA gibi bir ölçümde bugün görülen sonuçların tek bir eğitim yılına ait olduğunu düşünmek mümkün değil. Bugün 15 yaşındaki bir öğrencinin performansında önceki yıllardaki öğretim deneyimleri, okul koşulları, öğretim programları, ölçme anlayışı ve içinde bulunduğu sosyal çevre birlikte rol oynuyor.

Bu nedenle sonucu tek bir yılın ya da tek bir reformun ürünü gibi okumamak gerekiyor. OECD, 2023’te yayımladığı Türkiye incelemesinde son yirmi yıldaki eğitim reformlarını erişim, kalite ve eşitlik açısından ele almış; öğrenci merkezli ve yeterlik temelli programlara yönelme, dezavantajlı grupların eğitime erişimi, kurumsal kapasite ve sistem düzeyindeki planlama çabalarını değerlendirmişti (OECD, 2023).

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de PISA 2025 sonuçlarının açıklandığı Bratislava’daki OECD toplantısında eğitime ayrılan kaynakların artması, erişimin genişlemesi, derslik kapasitesindeki gelişme, öğretmen başına düşen öğrenci sayısındaki iyileşme ile FATİH Projesi ve dijital altyapı yatırımlarını son yıllardaki başlıca adımlar arasında sıraladı (MEB, 2026c). 

Ortalama puanlardan daha önemli bulduğum göstergelerden biri de temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrencilerin oranındaki değişim. OECD’ye göre 2015’e kıyasla bu oran Türkiye’de fen bilimlerinde 25, okumada 16, matematikte 16 yüzde puan azaldı (OECD, 2026b). Bu bulgu, iyileşmenin yalnızca üst başarı grubuyla sınırlı olmadığını gösteriyor; daha fazla öğrenci temel yeterlik eşiğinin üzerine çıkmış durumda.

Bununla birlikte olumlu tabloyu eşitlik açısından biraz daha ihtiyatlı okumak gerekiyor. OECD ülke notu, 2015–2025 döneminde Türkiye’de fen performansındaki sosyoekonomik başarı farkının genişlediğini ve performans artışının avantajlı öğrencilerde dezavantajlı öğrencilere göre daha yüksek olduğunu da belirtiyor (OECD, 2026b). Başka bir ifadeyle, ortalama performansın yükselmesi eğitimde fırsat eşitliği sorunlarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

PISA 2025 sonuçları TYMM hakkında ne söyleyebilir?

Burada tarihler önemli.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM), 2024–2025 eğitim öğretim yılında okul öncesi, 1., 5., hazırlık ve 9. sınıflardan başlayarak kademeli biçimde uygulanmaya başladı. PISA 2025’in Türkiye uygulaması ise 14 Nisan–16 Mayıs 2025 tarihlerinde yapıldı (MEB, 2024, 2026a).

Bu nedenle PISA 2025 başarısını doğrudan TYMM’nin sonucu olarak yazmak doğru olmaz.

TYMM açısından asıl değerlendirme önümüzdeki yıllarda yapılabilecek. Bugünkü olumlu eğilimin, yeni program yaklaşımıyla nasıl gelişeceği ise özellikle izlenmeye değer. Model; kavramsal ve alan becerilerini, problem çözmeyi, sistem düşüncesini, farklı okuryazarlıkları, öğrenme kanıtlarını ve farklılaştırmayı öğretim programlarının yapısına yerleştiriyor (MEB, 2025a, 2025b).

Program geliştirme açısından baktığımda, TYMM’nin bu unsurları ile PISA’nın bilgiyi yeni ve gerçek yaşam bağlamlarında kullanmaya dayalı yaklaşımı arasında belirgin bir kavramsal yakınlık görüyorum. Bununla birlikte, TYMM’nin beceri ve okuryazarlık odaklı yapısı ile PISA’nın ölçme yaklaşımı arasındaki bu yakınlık, önümüzdeki yıllar açısından umut verici bir zemin oluşturuyor.

Bu nedenle TYMM’yi bugünkü PISA puanlarının geriye dönük açıklaması olarak değil, yakalanan olumlu eğilimi sürdürme ve daha ileriye taşıma potansiyeli bulunan yeni bir program çerçevesi olarak görmek bana daha doğru geliyor. Beceri temelli yapının sınıfta ne ölçüde karşılık bulacağı, öğretmenlerin uygulamada nasıl destekleneceği ve farklı öğrenci gruplarına nasıl yansıyacağı; ilerleyen PISA, TIMSS ve ulusal izleme çalışmalarında daha sağlıklı değerlendirilebilecek. Eğer programın hedeflediği beceri temelli yapı sınıf uygulamalarında güçlü bir karşılık bulursa, mevcut olumlu eğilimin daha da güçlenmesi mümkün olabilir.

On yıllık veriye bakıldığında Türkiye’nin performansındaki değişimi tek tek puan artışlarından daha geniş bir çerçevede ele almak gerekiyor. OECD genelinde özellikle okuma ve matematik performansının gerilediği bir dönemde Türkiye’nin üç alanda da pozitif yönde ayrışması, eğitim sistemi açısından küçümsenmeyecek ve geleceğe yönelik iyimserlik için somut dayanak oluşturan bir gelişme.

Bence PISA 2025 sonuçları küçümsenmemeli. Türkiye’nin OECD genelindeki gerilemeden ayrışarak fen, okuma ve matematikte uzun dönemli bir yükseliş göstermesi, hem bugüne ilişkin önemli bir başarı hem de önümüzdeki yıllar için umut veren bir başlangıç noktasıdır. Bu sonuç, eğitim sisteminin yönünün değişebileceğini ve uzun vadeli çabaların karşılık üretebildiğini göstermesi bakımından da değerli.

Bundan sonraki temel soru, bu olumlu eğilimin ne ölçüde sürdürülebileceği ve gelişmenin farklı öğrenci gruplarına daha dengeli biçimde nasıl yayılabileceği. Burada TYMM’nin önünde önemli bir fırsat bulunuyor. Beceri temelli öğretim, farklılaştırma, okuryazarlıklar ve öğrenme kanıtlarına yapılan vurgu sınıf uygulamalarında karşılık bulabildiği ölçüde, mevcut eğilimin güçlenmesine katkı sağlayabilir. Bunun etkisini görmek için henüz erken; ancak programın yönü ile PISA’nın ölçtüğü yeterlikler arasındaki kavramsal yakınlık geleceğe ilişkin iyimser olmak için makul bir gerekçe sunuyor.

PISA 2025’i bu nedenle yalnızca olumlu bir sonuç olarak değil, Türkiye’nin eğitimde daha güçlü bir performans çizgisi oluşturabileceğine ilişkin somut bir işaret olarak görüyorum. Önümüzdeki yıllarda bu eğilimin korunması, eşitlik boyutunun güçlendirilmesi ve TYMM’nin sınıf uygulamalarında karşılık bulması durumunda bugün gördüğümüz tablo daha ileri bir noktaya taşınabilir.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynakça

Millî Eğitim Bakanlığı. (2024, 17 Ağustos). Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne ilişkin genelge yayımlandı. https://www.meb.gov.tr/turkiye-yuzyili-maarif-modeline-iliskin-genelge-yayimlandi/haber/34511/tr

Millî Eğitim Bakanlığı. (2025a). Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Ortak Metni. https://tymm.meb.gov.tr/ortak-metin

Millî Eğitim Bakanlığı. (2025b). Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli: Programlar arası bileşenler. https://tymm.meb.gov.tr/programlar-arasi-bilesenler

Millî Eğitim Bakanlığı. (2026a, 8 Eylül). PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, her alanda “en fazla yükselen ülke” oldu. https://www.meb.gov.tr/pisa-2025-sonuclarina-gore-turkiye-her-alanda-en-fazla-yukselen-ulke-oldu/haber/41822/tr

Millî Eğitim Bakanlığı. (2026b, 9 Eylül). OECD’den Türkiye’nin PISA başarısına övgü: “Tüm dünyanın dikkatle incelemesi gereken bir başarı hikâyesi”. https://www.meb.gov.tr/oecdden-turkiyenin-pisa-basarisina-ovgu-tum-dunyanin-dikkatle-incelemesi-gereken-bir-basari-hikayesi/haber/41852/tr

Millî Eğitim Bakanlığı. (2026c, 8 Eylül). Bakan Yusuf Tekin, “PISA 2025 Bölgesel Toplantısı”nda Türkiye’nin başarısını anlattı. https://www.meb.gov.tr/bakan-yusuf-tekin-pisa-2025-bolgesel-toplantisinda-turkiyenin-basarisini-anlatti/haber/41834/tr

OECD. (2023). Taking stock of education reforms for access and quality in Türkiye (OECD Education Policy Perspectives No. 68). OECD Publishing. https://doi.org/10.1787/5ea7657e-en

OECD. (2026a). PISA 2025 results (Volume I): Future-ready students. OECD Publishing. https://doi.org/10.1787/73451bc5-en

OECD. (2026b). PISA 2025 results (Volume I): Türkiye—Country note. OECD Publishing. https://www.oecd.org/en/publications/pisa-2025-results-volume-i-country-notes_2d4ff9ea-en/turkiye_3f140b0d-en.html


EdTech Compass sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir